Ana sayfa yap | Sık kullanılanlara ekle << Sonraki girişinizde kolay bulmak için

11 Haziran 2010 Cuma

Sah yayci biyografisi, sah yayci kimdir? sah yayci hayati bir tik otede


Estetik dünyasının maestrosu

Şaşkın bakışlı, mimiksiz ve birbirine benzeyen 'yaşsız kadınlar' dönemi bitti, yaşasın güzel yaşlanmak! Kesip biçmeden yani tıbbın en temel kuralı 'dokuya saygı'yı baş tacı eden estetik akımı da ikinci müjdeli haber. Bunları Şah Yaycı'dan öğrendim. Asıl müjde ise estetikte çığır açacak; evde yapılabilen büyüme hormonlu cilt bakımı.



İçinde estetik, güzellik, kişisel bakım, SPA gibi kelimeler geçen haberlerin sadece okuru oldum bugüne kadar. Ancak şimdi size estetik dünyasının yakından tanıdığı birini; Şah Yaycı'yı tanıtmak istiyorum. Anlattıklarında sadece 'güzellik sırları' değil, bu sektörün sosyokültürel ve ekonomik analizleri de var. Estetik cerrahi veya güzellik merkezi deneyimi olanlar, Şah Yaycı ismine çok aşina.

Ta ilkokul günlerine gitmemiz gerekiyor kendisini tanımak için; annesi fen lisesinde okumasını ister, o ise konservatuarda. Zeki bir kız çocuğudur ama aynı zamanda inatçı da. 'Benim istediğim olmayacaksa seninki de olmayacak' der ve Askeri Lise'ye girer. Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nden çakı gibi bir teğmen-hemşire olarak mezun olur. Planlamacı ve tuttuğunu koparan biri olması, aldığı askeri disipline bağlı olsa gerek. Üstelik hemşireliğin de en meşakkatli dalını, yoğun bakımı tercih eder. Bunun eğitimini alır ve daha 20'li yaşlarında, yaşıtları flörtleriyle iş çıkışı bir kahve içmeye giderken o mecburi hizmetini yaptığı Sarıkamış'ta kopuk kolbacak taşır. 'Duyguların çok yoğun olduğu bir yer yoğun bakım. Ve daha hızlı, daha becerikli olmalısınız' diyerek anlatıyor o günleri. Kariyerinde sürekli ilerlemeyi hedefleyen biridir ve Cecil Klinikleri'nin İsviçre'deki yoğun bakım bursunu kazanır, 500 kişi arasından ilk 5'e girerek. İsviçre'de yoğun bakım master'ı yapar, yetmez. Türkiye'ye dönünce özel sektöre geçer; işletme eğitimi alır ve hastane yönetimi dalında bir master daha yapar. Tecrübenin fazlasıyla saygı gördüğü sağlık sektöründe bu kadar genç birinin bu derece hızlı yükselmesi dikkat çeker... Çok ünlü hastanelerin kurulum aşamalarında çalışır, yöneticilik yapar. Ve bir Amerika ziyaretinde medikal estetiği keşfeder...

BİZ ESTETİĞİ AJDA İLE ÖĞRENDİK
'Türk insanı estetik cerrahiyi Ajda Pekkan'la öğrendi. 30 yıl önceydi ve aslında biz uzun süre yanlış şeyler biliyormuşuz sonradan fark ettik. Çünkü Ajda Pekkan kadar araştırıp öğrenmiyordu insanlar. Birbirlerinden duyduklarıyla, tabii doktorlar da buna müsaade ediyordu. Ortaya birbirinin aynısı, yaşsız, mimiksiz kadınlar çıktı' sözleriyle 'Türkiye'de estetiğe giriş'i özetledi Şah Yaycı. Estetikte mevcut durumumuzu da şöyle anlattı: 'Şimdi bunu büyük oranda geride bıraktık gibi görünse de yeni tehlike 'küçük kadınlar'! Mezuniyet botoksu ya da deniz dolgusu diye kavramlar var artık. Beden gelişimini tamamlamadan 17-18 yaşında göğüslerine silikon taktırıyorlar. Kaynaklı lepiska saçlarıyla anneleriyle tıpa tıp aynı görünüyorlar ve bu küçük kadınlardan da çok sayıda var.' Peki, Türkiye'de estetik sektörünün tek handikabı bu mu? 'Hayır' diyor Şah Yaycı; 'Sosyetik, gazetelerde resimleri çıkan çok ünlü kadınlar vardır, bilirsiniz. O kadınların beşialtısı bir araya gelip bir evde toplanıyorlar, sonra 'çantacı' diyebileceğiniz bir güzellik uzmanı-hemşire gelip sırayla herkesi botokslayıp dolgularını yapıyor. Böylece tasarruf yaptıklarını zannediyorlar. Kapalı devre topluluklarda haberler çabuk yayılıyor, bu uygulamayı çok kişi yapıyordu ama aralarından biri, yüzügözü tanınmaz hale gelince hepsi bu işten vazgeçti. Bu 'çantacı'lar artık, magazin basını sayesinde botoks, mezoterapi gibi işlemleri öğrenip yaptırmak isteyen toplumun orta ve alt orta gelir grubunu hedefliyor, onlara ulaşmaları da çok kolay. Unutulmamalı ki estetik sektörü, sosyokültürel olarak da maddi olarak da üst ve ortanın üstü gelir grubuna hizmet eder. Şimdi, operasyon ve uygulamaların muayenehanede yapılmasını kısıtlayan Sağlık Bakanlığı'nın yeni bir uygulaması da devreye giriyor. Bunun birçok olumlu etkisi olacak ama bu merdiven altı tabir edilen kayıtsız estetik uygulamalarını artıracak.'

RADİKAL AMELİYATLAR BİTTİ
Estetik kabuk değiştiriyor diyen Şah Yaycı'nın sözleri tüm dünyayla beraber Türkiye'de de estetik sektörünün içine girdiği hızlı devinimi anlatıyor: 'Artık Türkiye'de de estetik cerrahların vizyonu değişti. Invasive dediğimiz, bol kanlı ameliyatlar dönemi kapandı. 2007 ABD Plastik Cerrahi Kongresi'nde verilen rakamlara göre medikal estetik uygulamalar, estetik cerrahi uygulamalara göre yüzde 700 arttı. Türkiye de buna ayak uydurmak zorunda. Estetik, cihazıyla, ilacıyla milyon dolarların döndüğü bir sektör. Gelinen noktada artık küçük müdahalelerle insanların güzel yaşlanmasını sağlamak önemli... Araştırmalar hep bu yönde, bakın 'kök hücre' ile estetik girişimleri uygulanmaya başlandı. Şimdi en yeni ve en önemli buluş; büyüme hormonlu enjeksiyonlar; çok yakında Türkiye'ye de geliyor. Zayıflamadan, kırışık gidermeye çeşitli alanlarda kullanılıyor. Düşünün kaş ve kirpik bile çıkarabiliyorsunuz... İkinci çok önemli gelişme de büyüme hormonlu cilt bakımını insanlar artık evlerinde bile yapabilecekler.'

5 koldan danışman
Şah Yaycı, 'estetiğin trendsetteri' olarak takdim ediliyor... Ama o sadece trend belirleyici değil; İdeAl Şahane Fikirler isimli şirketinde Türkiye'de ve dünyada eşi olmayan bir iş yapıyor. (Şahane fikirler estetik ve güzellik üzerine, İdeal fikirler kısmıysa sosyal sorumluluk projeleri.)

1 Kişisel estetik danışmanı: Gidip karşısına oturuyorsunuz; yaptırmanız ve yaptırmamanız gereken estetik müdahaleleri söylüyor. Genel tanımlar vermek istemediği için okurlara ipucu yok! (Ben, yüz ovalimde sarkmalarla yaşlanacakmışım, buna göre birkaç işlem önerdi. Cilt tipime göre ince kırışıklığım olmayacakmış, yaşasın!)

2 Doktorlara danışmanlık: Estetik cerrahlarına giyimlerinden tanıtım çalışmalarına tüm konularda fikir veriyor. Yaycı, 'Bizde estetik uzmanların hastalarına flörtöz davranması şartmış gibi bir yaklaşım vardı ve bu hastalara aslında çok itici geliyordu. Bunun yanı sıra hastaya dürüst konuşmak, yani Amerika'daki gibi, her şeyi hastanın yüzüne olduğu gibi söylemek bizde geçerli değil. Bizim insanlarımız daha duygusal, hastayla konuşmayı bilmek gerek' diyor.

3 Hastanelere ve otellere konsept danışmanlığı: Estetik bölümü kurmak isteyen hastaneler ve SPA'larına medikal estetik bölümü eklemek isteyen otellerin konseptlerini hazırlıyor. Otelde estetik konsepti de dünyanın yükselen trendlerinden biri. Şah Yaycı, en son şu çok ünlü Mardan Palace'ın estetik mönülerini yazmış. 'Mesela, 15 günlük konaklamada, 7 gün A yöntemiyle zayıflama, 4 gün B yöntemiyle sıkılaştırma. Araya birer gün botoks, dolgu ve lazer uygulamasıyla sandviç yapıyorsunuz' diyor şaşkınlığımı bir kat daha artırarak...

4 Hastane ve güzellik merkezi çalışanlarına eğitim: Bu da GATA'da aldığı sıkı sağlık eğitimi ve ardından yaptığı master'larıyla desteklediği mesleki birikiminin doğal sonucu.

5 Tedarikçilere danışmanlık: Asıl önemli konu da bu. Türkiye bir dönem nasıl MR ve tomografi cihazı mezarlığına dönüştüyse, şimdi de çeşitli zayıflama ve lazer cihazları ile doldu. Milyon dolarlık bu sektörde nokta atışı yapmak ve en yeni, en doğru cihazı seçmek dünyayı çok iyi takip etmek biraz da öngörü istiyor.

Yaşlan ve yaşının iyisi ol!
Şah Yaycı, 41 yaşında. 10 yaşında bir oğlu var ve oğlunun yanında ablası gibi değil, annesi gibi görünmek istiyor. 'Yaşının iyisi olmak' mottosu olmuş. Hiç mi müdahalesi yok derseniz, elbette var; 10 yıl botoks yaptırmış yüzüne. 1 yıldır yaptırmıyormuş. 'Mimiklerimi kullanmamayı öğrendim, bu nedenle yaptırmıyorum' diyor. Yüzünün bazı yerlerine küçük dolgular da yaptıran Yaycı, formunu korumak için pilates ve yelken yapıyor, 'cildinize iyi bakın o sizin kumaşınız, iyi bakarsanız, iyi yaşlanırsınız' diyor: 'Yüzüme pahalı olmayan ama iyi bir nemlendirici kullanıyorum. Vücuduma ise yazları susam yağı, kışları AHA'lı bir nemlendirici kullanıyorum. Susam, ciltte gözenekleri açar ve terlemenizi engeller. Cilt bakımı için çok pahalı ürünler kullanmak zorunda değilsiniz. Aktivite şart, hiçbir şey yapamıyorsanız evinizin içinde yürüyün, merdivenlerden inin çıkın. Vücudunuza iyi bakarsanız, yüzünüz de ışıldıyor. Yüzdeki kırışıklıklar için de dikkatli olun ve geceleri hep aynı yöne yatmayın, aynı yastığı kullanmayın. Yüzünüzün nereden yaşlanacağını tespit edin ve ona göre tedbir alın. 30'lu yaşlara kadar yüzünüze enjeksiyon yaptırmayın. 30'dan sonra koruma amaçlı yaptırabilirsiniz. 40'ından sonra da koruduklarınızı saklayın. İyi yaşlanın, bunu sağlamak için Ayşe'nin Fatma olmasına gerek yok.'
GÜLAY ALTAN



0 yorum: